6. BÖLÜM ''SESSIZLIK TÜM EVRENE YANSIRDI''
SESSIZLIK TÜM EVRENE YANSIRDI...
Almanya’da yasli, genç, bekar, evli herkes calisirdi. Daha kücük yaslardan itibaren ailelerinden aldiklari harcliklari biriktirmeyi ögrenen gencler, yaslari büyüdükce ufak tefek islerle ugrasarak kendi masraflarini da karsilamayi ögrenirdi. Onsekiz yasina geldiklerinde bir çogu evden ayrilirken, ayrilmayanlar ise evin bütçesine katkida bulunurdu.
Fazla ev hanimi yoktu, olanlar bile evde yapmak üzere fabrikalardan ev isleri aliyorlardi. Evde oturan birini görmek cok nadirdi.
Sabahlari cok erken saatte uyanir, ise veya okula giderlerdi. Aksam saatlerinde islerinden dönerken alisverislerini yapar, bir an önce evlerine dinlenmeye giderlerdi.
Bir anda is yerlerinde karincalar gibi kümelesen insanlar, aksam oldugunda her biri bir taraflara dagilir, sehir garip bir sessizlige bürünürdü. Sanki burada hayat yokmuscasina sessizlik tüm evrene yansirdi....
SEHIRLERIN SESSIZ SESSIZLIGINDE RENK ARMONISI HAKIM OLURDU..
Bu kadar sessizligin icerisinde cevrenin yesilligi ayri bir huzur veriyordu.. Bahceler, parklar, sokaklar her yer yesil tonlarinin tüm güzelliklerini gözler önüne sererken, binalarin ve köy evlerinin balkonlarinda ciceklikler de ayri bir güzellik katardi.
Sehirlerin ve köylerin sessiz sessizliginde renk armonisi hakim olurdu..
MEZAR MI PARK MI?
Renk cümbüsüne mezarlar da katkida bulunuyordu desem biraz inanmasi zor olsa da mezarligin parklardan hic ama hic farki yoktu. Tertemiz bakimli ve cesitli cicek türleri mezarlarin üzerinde capcanli, renk armonisiyle sanki yasamin burada sona ermedigi izlenimini veriyordu.
Mezarligin yollari bakimli yürüyüs alanlarinla cevriliydi. Yollarin etrafi yesillikler icerisinde Avrupa da bulunan Saraylarin bahcelerini aratmazdi...
Parklardan ayirt etmek sadece 'mezar taslariydi'.
Halk,her pazar ailece kiliseye oradan da mezarliga giderdi. Özel günlerde ve bayramlarda ailede yasli kisiler varsa ziyaret ederler, huzurevinde bulunan yakinlarina hediyeler götürür, günün anlamina yaslilarla birlikte bir kat daha anlam katarlardi...
HELE YERE CÖP ATMAYI DENEYIN..
Biraz da yasaklara deginmek istiyorum. Henüz yürümeye baslayan bebege bile ögretilen ilk seylerden biri de yere cöp atilmamasiydi! Kücük yastan itibaren ögretilen bu uygulama cevrenin cöplüge dönüsmesinden koruyordu!
Farz edelim ki yanlislikla yere cöp attiniz, o zaman hazir olun, mutlaka polis sizi buluyor ve cezalarin en yüksegini ödemek zorunda kaliyordunuz....
Sadece sehir icinde degil, otoyollarda, ormanlarda, nerede olursaniz olun cöp atmak kesinlikle 'yasakti'.....
Yerlerde ne ciklet ne de sigara izmariti bile görmek mümkün degildi...
GÜRÜLTÜ YAPMAK YASAKTI!!..
Sehire yeni gelen Türklerin cogu hafta sonlari bize misafir gelirdi, kalabalik gruplar halinde bizim evde toplanirlardik. Tabii bu kadar misafirin bizim eve gidip gelmesine alman komsular cok sasirir, biraz da garip karsilarlardi.
Belli bir saatten sonra apartmanlarda gürültü yapmak yasaktı!
Yüksek sesle konusmak yasak oldugu gibi, her türlü gürültü yasaktı!!!
Biz cocuklar ise en gec saat 19.30 da yatmak zorunda kaliyorduk. Cocuk sesi apartmanda duyulmasi yasakti ve eger bu kurallara uymazsaniz komsulardan birinin sikayet etmesi üzerine polisin kapida belirmesi an meselesiydi…
Herkes sessiz sakin uyum icinde yasamini sürdürüyordu..
Yasaklar oldukca fazlaydi. Bir cocugun aglamasi, dövülmesi aileye ihtar gelmesine sebep olabiliyordu. Eger cocuk ailesinin yaninda yasamasina uygun görülmezse, cocuk ailenin yanindan alinip yurtlara yerlestirilmesine bile yetiyordu...
YASAKLAR, YASAKLAR, YASAKLAR...
Yasaklar bitmek bilmiyordu... Acaba diyorum unuttugum yasaklardan daha cok var mı? Bayramlari ve yasaklari bu bölümde kisa bir özetle anlatmaya calisirken son anda aklima ''camasirlar nereye ve ne zaman asilirdi'' geldi...
Evlerde 1960 li yillarinda camasir makinasi bulunmazdi. Binalarin bodrumlarinda camasir odalarinda bulunan camasir makinalarinda pazartesiden cumartesi'ye kadar camasirlari yikamak yasak degildi... Yikadiktan sonra binanin cevresinde uygun camasir asma yerleri mevcuttu. Eger uygun bir yer yoksa evin arka balkonlarina disaridan göze görünmeyecek sekilde asilirdi.. Ön balkonlara da ayni sekilde gözden irak bir sekilde asilmasi gerekirdi...
Hali veya herhangi baska bir sey de balkonlara asmak yasakti!
Disaridan göze görünmeyecek camasir asma metodu Cevre ve göz estetigine hos da gelmiyor degildi...







