X. BÖLÜM.. DEVAMI YAKINDA..
Devamı yakında....
s
ALMANYA 1968
Okulum ise birkaç metre ileride. Nihayet fazla yürümek zorunda kalmayacaktık.
Her okulun yakınında olduğu gibi burada da kocaman bir park, spor alanları, parkın ilerisinde kilise, okul ve kapalı yüzme havuzu var.
....
DEVAMIYAKINDA...
1970 ISTANBUL
Şimdi artık İstanbul’u gezdiğimiz zamanlar etrafımı ve çevremi daha net görüyordum. Bugüne kadar görmediğim bir çok şeyi daha çabuk algılıyor ve aynı zamanda da şaşıyordum. Ben sadece kendi dünyam var sanırken, başka dünyalarında var olduğunu da görmeye başlamıştım.
Avrupa yakasına geçtiğimizde dilencileri fark etmiştim. Her sokakta binlerce dilenci vardı. Kadıköy yakasında da vardı ama bu kadar dikkatimi çekmemişti bu güne kadar.. Acıyordum onlara. Sokakta dilenen birde Çingeneler vardı. Çıplak ayaklarınla kucaklarında çocukları. Her biri ezberlemişçesine,
‘’Allah rızası için’’,
Her köşede her sokakta binlerce dilenci mesken tutmuştu.
Elimde değildi çok etkilenmiştim. Kendime söz verdim ileride para kazandığımda mutlaka bu insanlara yardım yapacağım diye…
Düsüncelere dalmisken bu sefer de yere tüküren erkekler gördüm. Haydaaa!! Neydi bu! Ikkkhh.. yapıyor ve tükürüyor. İğrenç! Bir de sümkürenler vardı. Uluorta sokaklarda sümkürüyor, ellerinle burunlarını tutup temizliyorlardı…
Nasıl bir terbiyeydi bu?. Tamam Almanya’da gaz çıkartanları ve arada bir gazını kaçıranları gördüm ama bu kadarı da pes doğrusu!
Sokaklar balgam dolu. Tevekkeli değil insanlar evine gidince ayakkabılarını çıkartıyor. Yürüyünce hep yere bakarak yürüyorum. Her saniye bir balgamın üstüne basacağım korkusuyla başım eğik. Ve sanırım bu yüzden de başım yıllarca eğik kaldı…
Ezan sesi hala içimi ürpertiyor. adeta içim titriyor. Gözlerimi kapatıyorum ve dinliyorum.
İnsanın içine taa derinlere dalıveriyor.. huzur veriyor. Allah’ım ne olur savaşları kötülükleri insanlardan uzak tut! Kimseyi aç bırakma.



