Textversion
Textversion

TIDOPLI- BEDEN RUHSEL GELISIM N.HANSOY SIZ TÜRKLERI TANIYOR MUSUNUZ?.. FOTOGRAF GALERI MüTEVAZI - Mütevazi .. ARASINDAKI FARKI BILMEK.. KELIMELERLE ANLASTIM, HAYATIMI DEGISTIRDIM.. ESIN KARACA NILGÜN HANSOY YENI BIR GÜNE HEP UMUTLA BAKMAK..... REIKI HAKKINDA OLUMLAMA CUMLELERI... TRANSFORMAL NEFESE KATILDIM BIRINCI KUSAK TÜRKALAMANCI, TOPLUMSAL FARKLIKLAR I.BIRINCI KUSAK TÜRKALAMANCI, TOPLUMSAL FARKLIKLAR 2.BIRINCI KUSAK TÜRKALAMANCI, TOPLUMSAL FARKLIKLAR 3.SIHIRBAZ SAPKALARINLA OKULA GIDIYORUZ... 4. BÖLÜM 1964 ''ALLAH HER YERDEDIR'' 5. BÖLÜM BAYRAMLAR VE TÖRENLER 6. BÖLÜM ''SESSIZLIK TÜM EVRENE YANSIRDI'' 7. BÖLÜM 1963-64 MEMLEKETLER ARASINDAKI FARK.. 8. BÖLÜM HOOJJ GELDINIZ ISTANBUL 1964 IX. BÖLÜM ISTANBUL 1964 KADINLAR AYRI PLAJA X. BÖLÜM.. DEVAMI YAKINDA.. SAGLIK - HOBI - BILGI SITELERI KIZILDERILI SEF SEATTLE BIR TAPINAKTAN ALINTI YAZI

ESIN KARACA

YENI BIR GÜNE HEP UMUTLA BAKMAK.....

NILGÜN HANSOY

BAHAR

BAHAR
Endişe ve korkunun var olmadığı Evrenle
Bütünleşmesi gereken Ruh ve Beden adeta raks edercesine savaşıyor…

Oysa Baharın rengarenk gelişi,
Canlılığını yitirmiş yaşamları yeniden canlandırken…
Yeniden doğmaya başlayan Doğa
Ölümün sonsuz ölümsüzlüğünü nakarat yaparcasına hatırlatıyor….

Kainatın bedensiz ruhu
Insanoğlunu sevgiyle kucaklarken
Sevgi, Aşk ve Hüzün
Yeryüzünde bir Anlam kazanıyor….

Nilgün Hansoy
17. Mart 2011

MUSTAFA KEMAL’IM BENDE BIR SAVAŞÇIYIM…

Tuncer Cucenoglu'nun yazdıgi , Mujdat Gezen'in sahneye koydugu MUSTAFAM KEMALİM adlı oyunu izlerken Atatürk’ün olaylara karşı evrensel kıvrak zekası ile nasıl yaklaştığını görmek müthiş bir duyguydu…

Isvicre’de, sadece asillerin girebildiği bir Mekana Türklerin alınmaması üzerine, Atatürk bu kapıdan içeri Türklerin de sokulmasını kabul ettirmesi bana şimdiki halimizi göz önüne getirdi… O yıllar tüm Dünyada saygın bir Toplum olma yolunda ilerlerken, ne oldu da 1982 yılları sonrası bize Vize uygulaması ile bütün kapılar kapandı?
Ve neden hiç kimse Atatürk gibi Türk halkının saygınlığını koruyamadı?


Batılılar bizleri istemezken, bizler kendi içimizde egosuna sahip çıkamayan bir Toplum olduk. Türk’üm, doğruyum, çalışkanım, gururluyum, … Türküm, yanlışım, tembelim, köşe dönücüyüm… mi olması gerekirdi?

Bir yandan yaşanmışlarla gurur duyarken, diğer yandan rahatsız oldum.. üzüldüm.

Bende artık bir savaşçıyım… Ülkemizi yabancılardan kurtaran tüm KINALI şehitlerimizin kemikleri sızlamıyor mu? Hele ya Atatürk?

Türkiye şu anda yabancıların tekelinde…
Bir gelin verirken kına yakılıyorsa…
Kurban keserken kına yakılıyorsa
Vatan uğruna evladını yitirirken kına yakılıyorsa …..

O halde? Toplum olarak hepimiz kına yakalım…. Geçmiş olsun.. demeyeceğim… demem de..
Bende artık bir savaşçıyım…

Savaşmak için silaha ihtiyacımız yok.. Bizler Atatürk’ün gençleriyiz… Bize atalarımızdan miras kalan kıvrak evrensel zekalarımız bize her daim nice savaşları kazandıraktır…

Nilgün Hansoy
01. Şubat 2009